Çarşamba, Aralık 21, 2005
TELASSIZ SEVISMELERINIZ OLSUN.
Yasamak degil, bu telas oldurecek beni" dedigi gibi sairin;O telasla, birakin Paris yolunda ilik ruzgarla
Taramayi saclarinizi
Sevdigimizle doyasiya sohbet bile edemedik biz...
Gozumuz saatte soylestik hep
Kosusur gibi sevistik, yarisir gibi calistik.
Hep yetisilecek bir yerler vardi.
Aranacak adamlar, yapilacak isler...
Bir sonraki gunun telasi
Bir oncekinin terine bulasti
Baskalarinin hayati bizimkini asti.
Kor karanlikta calar saat yerine;
Kusluk vakti, kizarmis ekmek kokusu
Veya yavuklu busesiyle uyanma heveslerini
Ha babam erteledik.
20'li yaslardayken 30'lara kurduk saatin alarmini,
30'larimizda 40'lara,belki sonra 50'lere
Lakin oyle yanlis kurgulanmis ki hayat,
Kuslukta uyanma firsati sundugunda size,
Artik uyku girmez oluyor gozlerinize...
Doyasiya soylesmek,
Telassiz sevismek icin bol zamana kavustugunuzda,
Soylesecek, sevisecek kimsecikler kalmiyor
Yaninizda...
Ozenle sakladiginiz bir sari lira gibi omrunuz;
Vakit gelip sandiktan cikardiginizda,
Bir de bakiyorsunuz ki, tedavulden kalkmis.
Cahit Sitki Taranci
12/21/2005 03:35:00 ÖÖ |
4 comments
